Bu sefer Başarılı bir Cg Artist, Grafik sanatçısı,yada
Başarılı bir Webmaster’la röportaj yapmayacağız. Bu sefer bir öğrenci ile
röportaj yapacağız. Ama bu öyle bir öğrenci değil. Eli 15 üniversiteye uzanan
kendisini 2030 yılı başbakanı ilan eden Ömer Nart’la röportaj yapacağız. Sayın Ömer
Nart Kendinizi Dersvar ailesine tanıtır mısınız ?
1986
İstanbul doğumluyum. Ailem 1955 yılında Malatya’dan İsanbul’a yerleşmiş. İstanbul Ticaret Üniversitesi
Uluslar arası ticaret okuyorum. Henüz 3. Sınıftayım. Lise hayatım Özel Devran Lisesinde geçti.
Ticari hedefim marka yöneticisi olmak, siyasi hedefim başbakan olmak, eğitsel
hedefim ise ilköğretimden üniversiteye uzanan sıra dışı eğitim kurumları
zinciri oluşturmaktır.
Dipnot :Mütevazi insanlar
kendilerinden bahsetmeyi çok sevmezler,bu röportaj zor olacağa benziyor .
Projeleriniz hakkında bizlere
bilgi verebilir misiniz ?
-
Projeler hakkında kesin konuşmamakla
beraber şunları söyleyebilirim: One Dergisi projesiyle tüm üniversite
öğrencilerine ulaşmayı hedefliyoruz. İdeal Gençlik Platformu ile ise
ulaştığımız öğrencilerin hayatında bir artı değer oluşturmak istiyoruz. Asıl
hedefimiz aslında hedef kazanmalarında yardımcı olabilmek. Yaptığımız
organizasyonlarla hep bunu vurguluyoruz. Böylelikle bizimle beraber olan takım
arkadaşlarımız okumanın öğrenmenin özünde bir öğrenci olmanın farkında olarak eğitim hayatının
keyfini çıkarıyorlar.
Projelerinizi gerçekleştirme
anlamında öğrencilik sizlere ayak bağı oluyor mu ?
-
Bu soruyu mantıklı bulmadım. Bence bir
öğrenci öncelikle eğitimine odaklanmalıdır. Zaten eğitim hayatı proje odaklı
olmalıdır. Eğitiminizi tamamlarken aslında diğer yandan proje insanı
oluyorsunuz. Bu bağlamda düşünürsek bazı öğrenciler eğitim hayatlarında bazı
dersleri gereksiz görebilirler. Bu da çok doğru değil. Akademik eğitim her ne
kadar bazı zamanlarda çok gereksiz görülse de analitik ve sistematik düşündürme
açısından yüksek öneme sahip olabiliyor.
Peki Ömer
Nart, hangi dergileri okur, hangi gazeteleri takip eder, hangi sitelere girer
bizlere bunlardan bahseder misiniz ?
-
Cnbc-e
Business, Fortune , Capital, Planet Young ve Türk Edebiyatı gibi dergileri
takip ediyorum. Cnbc-e business bu ayki
kapağını Robert Kolejlilere ayırmış. Çok ilgimi çekti. Robert Koleji’nin eğitim
kalitesi bugün birçok üniversiteden çok daha iyi ancak Amerika ile olan sağlam
ilişkilerinden dolayı endişelenmediğim noktalar yok değil. Tabi kesin konuşmak
da doğru değil. Bugüne bugün Robert’li olmak hep bir ayrıcalıktır. Meyve veren
ağacı taşlayan görüntüsü vermek istemiyorum.
Radikal
ve Zaman gazetesini bazen karşılaştırmalı okur, yorumlamaya çalışırım. Bunun
yanında nadiren de olsa Turkish Daily News ve NewYork Times okuyarak İngilizcemi taze tutar, dünya basınını takip etmeye çalışırım. Okurken
beyin sürekli bir devinim içinde olduğu için bir süre sonra artık sorgulayan
bir alt bilince sahip oluyorsunuz. Sanırım bugün Türk halkı olarak yaşadığımız
en önemli sorunlardan biri bu: Sorgulayan bir alt bilince sahip değiliz.
-
22
yaşındasınız lise yıllarında 10 sayılık bir dergicilik hayatınız oldu, şimdi de
2 sayı dergiye daha imza attınız, 20 yıl
sonra ne olacak peki ?
-
Başarılı
olduğumu hiçbir zaman iddia etmedim. Robert Koleji Dosyasını okuduktan sonra
asla başarılı olduğumu iddia edemem. Bu, başkalarının çok başarılı olduğu
anlamına gelmiyor. Sadece rekabet düzeyi yüksek bir ortam içinde olarak kendimi
yetiştirmeye çalışıyorum. Ben başarının sırrına falan inanmam. Yok öyle bir
şey. Eğer ille de sır isteniyorsa birilerinden sormaya gerek yok artık çünkü
“çalışmaktır” en büyük sır. Zamanı verimli kullanarak çok çalışan herkes çok
başarılı olabilir. Bush’un da 24 saat zamanı var bizim de. Neden onu üstün tutayım? Bazı insanlar
imkânsızlıklardan yakınıyor. Peki, acaba o insanlar, 14 yaşında bir lise
öğrenci grubunun arkadaşlarından ve öğretmenlerinden topladığı parayla 5 lisede
4 sene dergi çıkarıp, kırkın üzerinde
okullarından bağımsız münazaralar, şiir geceleri, hikaye yarışmaları düzenleme olasılığını
hesaplayabilirler mi? Yatarak başarıya ulaşan tek canlı zannedersem
tavuklardır. Ama biz bir tavuk olarak değil bir insan olarak yaratılmışız.
Tavuk gibi yaşamaya kalkarsak insanlık onurumuz incinmez mi?
İdeallerinizden
sıkıldığınız anlar oluyor mu ? Yeter beee dediğiniz…
-
Her
insanın bir ideali, ütopyası olmalı. Onlar olmazsa eğer karşılaştığımız
zorluklar karşısında umutsuzluğa kapılır ve ufuktaki başarıyı göremeyiz. Emek
olmadan yemek olabilir mi? İdealler emek ister, istikrar ister. Tarihte Büyük
İskender ve Yavuz Sultan Selim Han arasında ilginç bir benzerlik var. İkisi de
imkansız denilen Sina Çölünü geçmiş, ikisi de askerleriyle seneler süren
seferler yapmışlar. Bakın hala onlardan söz ediliyor. Tabiki biz tarih bizden
bahsetsin diye şovenist ve populist hareket etmeyeceğiz ama şu kadarı
bilinmelidir ki: ya tozu dumana katan ya da tozu yutan oluruz.
Kitap Yazmayı
düşünüyor musunuz ? Eğer düşünüyorsanız, bizlere bir sayfanız ile eşlik eder
misiniz ?
Türkiye
eğitim meselesini etraflıca ele almak istiyorum ancak şimdilik gündemimde böyle
bir konu yok.
Amerika’ya
dil eğitimi için gittiniz. Orada okuma imkânınız varken neden Türkiye’ye
dönmeyi tercih ettiniz?
-
Bunun
kararını vermek biraz da nereden baktığınıza bağlı. Ben İstanbul aşığıyım. İstanbul’da yaşamak
benim için bir tutku. Biraz da duygusal
nedenlerden dolayı dönmek istedim.
Tabiki sadece bu değil. Türk insanını tanımak, halktan biri olmak ve
yabancılaşmamak çok önemli. Ekonomi Bakanı Mehmet ŞİMŞEK bir ara röportaj
verirken yanlışlıkla İngilizce konuşmaya başladı ve hemen düzeltti. Tabiki yadırgamak için söylemiyorum ancak bu
ülkenin insanını, kültürünü tanımadan siyasette, ticarette, ekonomide, sanatta
ne kadar etkili olunabilir, tartışılır…
Size çok
klasik bir soru soracağım, ama siz bunu çok kez düşünmüşünüzdür, hatta hepimiz
bu soruyu her zaman kendimize sormuşuzdur, hadi gerçekci olalım J 100 milyon dolarınız olsa idi (Şu an
işvicre bankalarındaki paranızdan bahsetmiyorum
J )ne yapardınız ?
-
Çok
şakacısınız. İsviçre Bankalarında dediğiniz gibi bir param olsaydı eğer
öncelikli hayalim olan “internet teknolojilerine yatırım” olurdu. Dev bir
e-perakende sistemi kurarak eğlenceli pazarlama yöntemleriyle bir ilki
gerçekleştirmek istiyorum. Projem hazır ancak finansal pozisyonum müsait değil.
Bu projeye ortak kabul edemeyecek kadar güveniyorum. Diğer bir hayalim ise
uluslar arası geçerliliğe sahip, dünyadaki en iyi üniversitelerle çözüm
ortaklığı yapmış bir T-MBA koleji açmak. Bu okuldan mezun olan lise
öğrencilerinin universite kabusu olmayacak. Çünkü, okulu bitirdiklerinde mükemmel
seviye yabancı dilleriyle istedikleri yabancı ülkelerde en iyi okullara kabul
alacaklar. T-MBA (Teenage – Master of Business Administartion. Dünyanın en iyi
işletme okulu Harvard University diye bilinir. Bizim düşündüğümüz lise de en
iyi işletme lisesi olacak.
Son olarak
Ömer Nart Dersvarı nasıl yorumluyor ?
-
“Kursların
gidemediği yerlere gidiyoruz” diyerek zaten çok önemli bir noktaya dikkat
çekiyorsunuz. Dersvar.com birçok kişiyi meslek sahibi yapmaya potansiyeli olan
ve bu potansiyeli harekete geçiren bir proje. Bu projede emeği olan herkesi
tebrik ediyorum.