Tepeden inme bir giriş yapan, one dergisi, gençlik ve kariyer üzerine zevkli bir röportaj yaptık
Merhabalar, röportaj
teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz Ömer Bey, Bizlere ONE
dergisinden bahsedebilir misiniz?
profesyonel iş hayatlarının eşiğinde bulunan gençlere
rehberlik yapmak amacıyla yola koyuldu. Yani bir bakıma iş dünyası ile gençlik
arasındaki iletişimi sağlayacak interaktif bir platform olmayı amaçlıyoruz.Tabi bununla sınırlı değil ONE’nin misyonu. Aslında tek cümleyle
özetlemek gerekirse gençliğe ve hayata dair olan her şeyi ‘iş’ edindik
kendimize.
Birde Biz Ömer Üneri araştırdık bilin bakalım neler çıktı
1981’de planlı, programlı bir eylem
sonucunda dünyaya geldi. 1997’de Antalya
Lisesi’nden mezun oldu ve aynı yıl başladı üniversite sergüzeşti. Şöyle ki:
Yakın gelecekte Koç Üniversitesi’nden endüstri mühendisi olarak mezun olmayı
amaçlayan Ömer Üner aynı zamanda sıkı bir edebiyatkoliktir. Son 10 yıldır şiir
ve düz yazıları Varlık, Mortaka, Türk
Edebiyatı ve Patika gibi
dergilerde sık sık yayınlanmaktadır. Fransız sembolistleri, İkinci Yeni şiiri,
bağımsız sinema, metin yazarlığı ve filoloji vazgeçemeyeceği tutkuları arasında
olan Ömer Üner’in son takıntısı ise
editörlük görevini üstlendiği ONE
Dergisi’dir.
Dergi fikri kimden
çıktı ve nasıl gelişti?
Türkiye’nin önemli gençlik örgütlerinden biri olan İdeal Gençlik Platformu bünyesinde
gelişti dergi düşüncesi ilk olarak. Platform başkanı Ömer Nart lise yıllarında edindiği dergicilik deneyiminden sonra
zaten hep içinde var olan profesyonel ölçekte bir dergi yapma arzusunu hayata
geçirmek adına arayışlara girdi. Özellikle son 2 yıldır bu konu üzerinde ciddi
anlamda düşünüyordu.Bana projeden
bahsettiğinde ilk olarak mesafeli durdum. Çünkü Türkiye gibi kültürel
etkinliklere pek prim verilmeyen ülkelerde dergicilik yapmak gerçek anlamda bir
şövalyelik ister. Don Kişot’un yaptığı gibi yel değirmenleriyle savaşmak
zorunda kalırsınız. Ömer Nart bu şövalyeliği göze almış olmalıydı ki Epistula
adıyla bir dergi çıkarmak için çalışmalara başladığını duydum. Elime derginin
ilk eskizleri ulaştığında bunun bir gençlik hevesinin ötesinde olduğu fark
ettim ve Ömer Bey’in ikinci teklifiyle ben de proje içine girmiş oldum. Çok
yoğun bir çalışma sürecinden sonra Epistula’nın ilk sayısı çıktı. Genelde çok olumlu
geri bildirimler aldık. 2. sayı için vakit geçirmeden çalışmalara başladık. Bir
süre sonra mutat toplantılarımızın birinde aramıza yeni katılmış bir arkadaşın
önerisiyle isim değişikliğine gittik. Epistula çok estetik ve çarpıcı bir isim
olmasına rağmen kariyer ve gençlik konseptli bir dergi için çok uygun bir isim
değildi. İsim değişikliğinin yanında içerik ve dağıtım anlamında da bazı
yapısal değişiklikler yaptık. Uzun ve yorucu bir çalışma sürecinden sonra 17
Temmuz’da ONE’nin ilk sayısı
piyasaya çıktı.
Dergiyi ilk elimize
aldığımızda içerik kalitesi, kapak tasarımı, grafik ve mizanpaj açısından profesyonel
bir dergiyle karşılaştık. Bu güzel projede kimlerin emeği var? Bize biraz
ekipten bahseder misiniz?
Derginin çekirdek kadrosunda benimle birlikte Ömer Nart, Kamil Özkan var. Başlangıçta aktif bir
şekilde dergi için çalışan ama daha sonra işlerinin yoğunluğu nedeniyle biraz
arka planda kalan Hüseyin Terzioğlu’nu
da unutmamak gerek. Bu isimler dışında doğrudan ya da dolaylı katkıları olan
çok sayıda arkadaşımız var. Örneğin Hürriyet Gazetesi’nde çalışan Yeliz Öz’ün içerik oluşturma ve
röportaj bağlantıları aşamalarında çok katkısı oldu. Hepsine gönülden teşekkür…
Saydığınız bu isimlerin
hepsi öğrenci, galiba öğrencilerden bir tanesi de fabrikatör oğlu. Zira böyle
bir dergi ciddi bir finansman, emek ve tecrübe ister. Web sitesinden kapak
tasarımına, mizanpajından basım kalitesine kadar profesyonel bir dergi olmuş,
hadi söyleyin şimdi kim bu fabrikatör oğlu?
Bu tür projelerin başlangıçta güçlü bir finansöre ihtiyaç
duyduğu bir gerçek. Biz de dergi yönetimindeki arkadaşlardan birinden geri
ödemek koşuluyla bu konuda yardım aldık. Söz konusu arkadaşımızın ismini
açıklamam doğru olmaz takdir edersiniz.
Sorunuzda dergiye dair söylediğiniz güzel sözler için
teşekkür ederim. Ama atladığınız bir nokta var. İçerik. İyi bir derginin en
önemli parametresi sahip olduğu içeriktir. Ambalajlar bir ürünün pazarlanması
için çok önemlidir elbette ama bu ambalajı anlamlı kılan da yine içeriktir. Ve
belirli bir kalite standardına ulaşmış olan bir dergi içeriğinin de er geç
finansal karşılığını bulacağına inanıyorum.
Bu projenin süreklilik kazanması için kendi içinde bir döner
sermaye oluşturması kaçınılmaz. Bunu da reklam ve sponsorluk yöntemiyle kısa süre
içinde başaracağımıza inanıyorum.
One Dergisi’ni 3 yıl sonra
nasıl konumlandırıyorsunuz?
ONE olarak 2008 sonu itibariyle dolaylı okuyucularla birlikte
100 bin kişiye ulaşmayı planlıyoruz.
Sonraki her yıl okuyucu sayısını % 25
artırmak da planlarımız arasında. Bu durumda ONE’nin 3 yıl sonra en az 150 bin genç insana ulaşan, her sayısı
gündem oluşturan, marka ve reklam değeri çok yüksek bir kariyer ve gençlik
dergisi olacağını öngörüyoruz. Bunun kolay bir hedef olmadığının bilincindeyiz.
160 Sayfalık bir
dergiyi, bir ay gibi kısa bir sürede bitirdiniz. Kendi dalında en başarılı 14
kişi ile röportaj yaparak ortaya şahane bir dergi çıkardınız. Bize biraz
mutfaktan bahseder misiniz? Kaç kişiye röportaj teklifinde bulundunuz. Kaç bin
tane mail attınız? Sizi en çok neler uğraştırdı?
Küçük ama çok hareketli bir mutfağımız vardı bu süreçte.
İnanılmaz bir telefon / mail trafiği yaşadık. Röportaj taleplerimizin bir kısmı
kabul edilmedi, bir kısmı değerlendirmeye bile alınmadı. Bunun böyle olacağını
biliyorduk gerçi. Çünkü elimizde insanları etkileyecek somut bir dergi yoktu
henüz. Bu nedenle röportaj talebinde bulunduğumuz insanlar haklı olarak
başlangıçta mesafeli duruyorlardı. Ama yılmadık, son ana kadar mücadele ettik.
Birbirinden seçkin 14 kişiyle röportaj yapmayı başardık. Bazı röportajlarımız
özellikle internet medyasında çok geniş yer buldu. Günlerce manşetlerden
inmedi. Bu sayının en iddialı tarafının röportajlar olduğunu söyleyebilirim. ONE Piyasada hiçbir dergide bulunmayan
bir çeşniye sahip bu bağlamda. Dergide yazıları yayınlanan yazarlara ulaşmak,
onları proje hakkında ikna etmek, heyecanlandırmak ise başlı başına bir sorun
oldu. Bazı teknik güçlükler yaşadık. Röportaj sırasında ses kayıt sorunları
yaşadık, fotoğrafçı bulmakta zorlandığımız günler oldu, röportaj bağlantıları
yaparken bazı aksilikler yaşadık. Ama her detayla teker teker biz uğraştık. Çok
ciddi bir emek ve zaman harcadık. Sonunda ise hepimizi tatmin eden,
beklentilerimizi karşılayan bir dergi çıktı ortaya. Kısacası amatör bir ruhla
profesyonel bir dergi kotardık.
Gençlik ve kariyer
üzerine konumlandırdığınız derginizin sayfalarını çeviren okuyucuları neler
beklediğinden bilgi verebilir misiniz?
Öncelikle röportajlara tekrar vurgu yapmak istiyorum. İlgi
alanı ne olursa olsun herkesin ilgini çekecek en az bir röportaj olduğu
kanısındayım. Bunun dışında kariyer odaklı analizler, iş ve finans dünyasından
haberler ve kentsel yaşamın vazgeçilmez unsurları olan moda, teknoloji, kültür
sanat ve otomobil gibi alanlarda yazılmış birçok yazıyı ONE’nin ilk sayısında
bulabilirsiniz. Ayrıca Harvard
Üniversitesi öğrencisi Giulio
Ravizza’nın farklı ülkelerde yaşamakla ilgili yazısını mutlaka öneriyorum.
Çok etkileyici bir yazı. Kişisel gelişim uzmanı Emrah Altuntecim’in ilginç yazısını da okumadan geçmeyiniz.
Kapak seçimini yaparken
zorlandınız mı? Onca röportaj arasından Nev’i kapağa taşımayı tercih ettiniz.
Özel bir nedeniniz var mıydı?
Nev röportajını 3 nedenden dolayı kapağa taşıdık. Birincisi
Nev kendine özgü bir fan kitlesi olan yani alıcısı olan kaliteli bir müzisyen.
İkincisi ideolojik çağrışımları yok. Yani herkesimden kabul görebilecek bir
isim. Son olarak da diğer röportajlarda kapağa rahatlıkla koyabileceğimiz
kalitede görseller yoktu. Yani biraz da mecburiyetten koyduk;) Sonuncusu şaka
tabi ama her halükarda çok beğenilen bir kapak çıkardık ortaya. Tebrik ve
teşekkürler grafikerimize…
One Dergisini ekibi,
hangi dergileri okuyor, bizimle paylaşmak ister misiniz?
İlgi alanlarımızın çok homojen olduğunu söyleyemem ama genel
olarak Capitalve Fortune dergilerinin çok iyi
hazırlandıklarında hemfikiriz.Bunun
dışında ben kişisel olarak İngiltere orijinli Economist dergisini çok beğeniyorum. İnanılmaz bir haber
anlayışları var. Kişisel ilgi alanlarımdan birisi de edebiyat. Bu bağlamda Varlık dergisinin kalbimdeki yeri
başkadır.
One dergisini hangi dergiye
daha yakın buluyorsunuz?
One yayın politikası ve içerik konsepti olarak diğer
dergilerden çok daha farklı bir yerde duruyor. Kendi kulvarında tek olduğunu
rahatlıkla iddia edebilirim. Bu yüzden rol modeli olarak benimseyebileceğimiz
bir dergi yok. Ama yayın ilkeleri bazında elbette diğer dergilerden
alabileceğimiz çok şey var. Bu nedenle her ay 10–15 dergiyi ayrıntılı olarak
inceliyoruz.
Derginin içeriğine
baktığımız zaman teknoloji bölümüne az yer ayrılmış olduğunu görüyoruz.
Dersvar.com’un teknoloji ile yakından ilgili 20 bin üyesine buradan söylemek istediğiniz
bir şeyler var mı?
ONE’ de içerik olarak çok geniş bir konu
yelpazesinde yazılara yer veriyoruz. Ama yayınlanacak olan yazıları belirleme
aşamasında gözettiğimiz en önemli kıstas bütün yazıların doğrudan ya da dolaylı
gençlikle ilintili olmasıdır. Teknolojiyle ilgili yazıları da bu koşullar
çerçevesinde yayınlıyoruz. Bu bağlamda Dersvar.com
üyelerinin çalışmalarını da ONE’de
yayınlamaktan onur duyarız.
Siteniz İçin
Yorum Yaz
Yapılan Yorumlar
İstatistikleri
Son Eklenenler
A Href Kodu :
URL Link :
Yorum yapabilmeniz için Üye Olmalı yada GİRİŞ yapmalısınız.