Üç Boyutlu dünyaya koşarak girmeden yürümek gerekir yürümeden de emeklemeyi bilmek gerekir.
Benim tecrübe ettiğim yollar ve hangileri daha önce yapılırsa daha hızlı ilerlerim ve kendimi geliştirebilirim sorusuna madde madde yazarak,açıklamak,cevap vermek istedim.
1-Karakalem dünyasına adım atmalı,
Okula gitmiş her birey eline kağıt kalem almış,kağıdın kokusunu içine çekmiş,kalemin içindeki kurşunun ellerinde nasıl farklı şekiller oluşturduğunu görmüştür.Üç boyutlu dünyaya adım atan bir çok yeni birey karakalem çalışması yapmamış hatta eline kalem kağıt alıp hayalindekileri çizmemiştir,onlara kendi eliyle bir anlam kazandıramamış,şekil verememiştir.

Böyle bir bireyin hayalindeki tamamiyle doğru bir şekilde sanal uzay ortamına ( üç boyuta) aktarabilmesi kolay olabilir mi?
Cevabı herkes biliyor ama söylemekten korkuyor kimse eleştirilmek istemiyor...
Karakalem çalışmalarıyla başlayıp kendisine bir çizgi tutturmalı birey,hayalindekileri yansıttığını hissettiği anda üç boyutlu dünyaya kararlı adımlar atmaya hazır gelmeye başlamıştır ama önünde geçilecek zorlu yollar vardır.
2-Yabancı Dil Okuyup Yazmalı
Bu maddeyi hemen hemen her yeni başlayan ve bu alanda orta seviyeye gelmiş bir kişi hala yabancı dilin bu konudaki önemini tam kavrayamamıştır.En başta kendi dilimizi iyi bir süzgeçten geçirip kullanmayı bildikten sonra ilk olarak ingilizce bilmek gerekir.Kendi dilimizle ne alakası var derseniz bu milliyetçilik meselesinden çok kendi dilinde bile bir sorunu kırk takla atarak anlatamayan birey yabancı dilde sorununu nasıl anlatmayı başarsın?Komik değil mi? 

İngilizce ister kabul edilsin ister edilmesin hemen hemen dünya dili olmuş bir dil,afrikadaki kabileler bile ingilizceyi çat pat öğrenmişse şu fırsatlar doğrultusunda bizim sahip olduğumuz imkanlara sahip olanların ana dili gibi ingilizce konuşması gerekmezmiydi?
Güzel ülkemde sanatçıya verilen değerin gerçekliğini çok az kişi tam anlamıyla idrak edebilir.Bir çok sanatçımız bu nedenle yurtdışına göç etmiş kendilerini orada geliştirebilmişlerdir.Bugün yurtdışına çıkmak halen gerekli olsa da sanatçılarmız için,gerekli yardımı ve desteği internet yolu ile yabancı sanatçılardan da bulabilmekteyiz.Tabi ki dünya dili İngilizce yardımı ile.
Sakın onların size Türkçe anlatacağı hayaline kapılmayın bir çoğu farklı ırklardan olsalar bile neredeyse ana dili gibi ingilizce yazıp iyi bir şekilde ingilizce konuşabiliyorlar.Bu nedenle yabancı dil öğrenmek şart özellikle ingilizce.
Elbette en az bir dil bilmek gerekli,siz ikinci ve üçüncü dili öğrenirseniz o kadar fazla kişiyle temasa geçip rahatça daha farklı bilgileri daha iyi anlayıp kendinizi geliştirme yolunda emin adımlarla ilerleyebilirsiniz.
3-Kaynak edinmeli
Yabancı dilinizi geliştirdikten sonra öğrenmeden önceki bulduğunuz sınırlı kaynağınızın neredeyse sınırsız bir kaynağa dönüştüğünü sevinçle göreceksiniz.Bu sevinç kendini bir ilginç bir korku ve strese bırakacaktır.Çünkü binlerce kaynak vardır önünüzde,elinizde internet adı verilen milyonlarca sayfası olan bir ansiklopedi bulunmaktadır.Bu sayfalardan doğru kaynağı en hızda bulabilmek bu iş içinde tecrübe kazanan kişilere sormak ve onlardan yardımcı olabilirmisiniz ricasıyla bu kaynaklara ulaşabilmek gerekir.Araştırmaktan ve onları kullanmaktan çekinmeyin unutmayın ki bu alanda bu şartlarda en iyi öğretmen yine sizsinizdir.Yardım istemekten ve geri çevrilmekten de korkmayın,size kırıcı sözler söylenmesinden korkmayın...Azim ve sabır bu olumsuzlukların üstünü yavaş ama iyi bir şekilde örtecek ve sizin işinize yarayacak inanılmaz tecrübeler kazandıracaktır.

4-Çalışmalı ve ama ölçü kaçırılmamalı
Herkes çok çalışıp bu işin altından kalkabileceğinden bahseder evet bir kaç kişide bunu da görebilirsiniz ama bir süre sonra ortadan bir anda yokoluverirler.Bu alanda düzenli ve disiplin çalışmak çok önemlidir.Günde on saat düzensiz çalışmak yerine günde beş saat düzenli ve disiplinli çalışın geri kalan zamanınızı farklı işlere ayırın ve korkmayın.Hayat işten ibaret değildir aklınızdan çıkarmayın.
5-Eleştirilere açık olabilmeli
Her insanoğlunun yaptığı iş kendine göre güzeldir ve beğenir bu doğamızda vardır.Elbette her konuda olduğu gibi istisnalarımız mevcuttur
.Yapılan çalışmalar için eleştiri beklediğimizde işi yaparken ki heyecandan daha çok heyecan yaşanır ve strese girilir.İster farkedilsin ister edilmesin bu durum böyledir.Tabi bu kelimeler hep abartı olarak günümüzde kullanıldığından farklı bir açıdan bakılmalıdır.

Ülkemizde ki eleştiri sisteminde eleştiri kelimesi hep olumsuz manasında bilinir ki bu en büyük eksiklik ve yanlış bilgidir."Eleştiri" kelimesinin anlamı= "Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi " demek diyor Türk Dil Kurumu sözlüğü.
Ülkemizde bir deyim vardır kedi ulaşamadığı ciğere mundar dermiş.Eleştiri yapılırken karşılarız,çok kötü olmuş berbat olmuş ve benzeri hatta daha iğrenç kelimeleri kullanan kişilere rastlamaktayız.Sonuç herkes insan ve bir yere kadar sabrı vardır.Ancak bunları görmemezlikten gelmek onları daha çok köşeye sıkıştırır ve sonunda pes ederler bir şekilde.Tecrübe ile sabittir 
Eleştiri alırken sabırlı olmak en büyük anahtardır.Eleştirileri sadece okuyup geçememeli eleştirdikleri yönleri kendi çalışmamızda sanki biz eleştirmişiz gibi bakmalı ve hatalı yönlerimizi görmeye çalışmalıyız.Bu şekilde yanlışları görerek ilerleyebiliriz doğrularımızı görerek değil 
Temel anlamda bu beş madde en basiti ama en gereklileridir ve her an ihtiyaç duyacağınız prensiplerinizdir.
Bunun yanında size öyle bir madde daha söyleyeceğim ki bu madde sizi çok hızlı bir şekilde bu yolda ilerlemenizi sağlayacaktır.Bol bol kitap okumak,kaliteli yazarların üsluplarını görmek,betimlemelerini hayal etmek onların fikirlerini kendi fikirleriniz gibi özümsemek inanılmaz bir potansiyel katacaktır çalışmalarınıza. 